Haber Detayı
18 Haziran 2019 - Salı 18:46
 
Op. Dr. Orhan Erbaş ve Diyetisyen Begüm Defne Şafak 'Sağlıkla Şekillenin'i anlattı!
Hedefimiz, öncelikle vücut şekillendirme ameliyatlarında dünyanın en iyisi olmak. Daha sonra da Avrupa başta olmak üzere bu konuda referans merkezi olup geniş kitlelere hitap etmek. Uzun süredir ve çok sayıda hastaya vücut şekillendirme yapmanın getirdiği tecrübe tüm ekibimize yansıdı. Gerekli teknolojik altyapı da Amerikan firmalarından temin edildi.
YAŞAM Haberi
Op. Dr. Orhan Erbaş ve Diyetisyen Begüm Defne Şafak 'Sağlıkla Şekillenin'i anlattı!

Meme büyütme ve yağ alımı işlemleri ile vücut şekillendirme, Amerika‘da en fazla yapılan estetik cerrahi ameliyatlar sıralamasında yıllardır en üsttedir. Vücut şekillendirmede en önemli konu doğru bilimsel kanıtlara dayanan tedavileri titizlikle uygulamaktır. Onlarca yöntem arasından seçilecek vücut şekillendirme yöntemi etkili ve sağlıklı olmalı, mevcut sağlık durumunuzu daha iyiye götürmelidir. Vücut şekillendirme işlemleri bu konuda deneyimli plastik cerrahi uzmanı ve anestezi uzmanı yanında gerekli teknolojik altyapı, deneyimli hemşirelik hizmetleri de gerektirir. Her hasta için ideal tedavi alternatifi farklıdır. Uygun tedavinin seçimi oldukça önemlidir. Meme küçültme ya da karın germe ameliyatlarına yağ alma işlemini de eklediğimiz gibi gerekirse tedavi alternatiflerinden birkaçı beraber uygulanabilir.

Ankara yine muhteşem bir organizasyona sahne oldu. Pia Sera’da düzenlenen kokteylde ünlü hekim güzellik ve estetik konular hakkında merak edilenleri anlattı. Şehrin önde gelen plastik cerrahlarından Op. Dr. Orhan Erbaş ve Diyetisyen Begüm Defne Şafak tarafından organize edilen ’Sağlıkla Şekillenin” konulu etkinlik, kent cemiyet hayatını bir araya getirdi. Organizasyonda birer seminer veren Plastik Cerrah Op. Dr. Orhan Erbaş ve Diyetisyen Begüm Defne Şafak, alanlarıyla alakalı doğru bilinen yanlışları anlattı. Seminerde zengin menünün haricinde opera dinletisi, canlı müzik ve bale gösterisi de yer aldı.

Ankara Pia Sera Bilkent Otel'de Türkiye güzeli Sevilay Öztürk moderatörlüğünde 'Sağlıkla Şekillenin' başlığı altında, vücut şekillendirme ve sürdürülebilir beslenme ile ilgili güncel ve bilimsel yolların konuşulduğu şık bir davet düzenlendi. Op. Dr. Orhan Erbaş ve Diyetisyen Begüm Defne Şafak tarafından gerçekleşen davet seçkin konuklarla keyifli hale geldi. Op. Dr. Orhan Erbaş uzmanı olduğu Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi alanında uyguladığı operasyonlar, ameliyat başarıları, hastaların ameliyat öncesinde ve sonrasında yaşadıkları ile ilgili sunumuyla özellikle zayıflama ameliyatları hakkında detaylı bilgiler sundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Defne Şafak ise gerçekleştirilen davette sağlıklı beslenmenin sürdürülebilir olmasının öneminden, beslenme hakkında doğru bilinen yanlışlardan ve sağlıklı bir bedene ulaşılması için yapılması gerekenlerden ayrıntılarıyla bahsetti. Organizasyonda Devlet Opera ve Balesi'nin katkılarıyla ziyaretçilere müziğin ve balenin en keyifli hali yaşatıldı. Davetliler 'Sağlıkla Şekillenmenin' önemini iki uzman ışığında öğrenirken zarif detaylarla da güzel bir gün geçirmiş oldu.

Kadın Kadın Gibi, Erkek de Erkek Gibi Görünmeli

İncek Pia Sera’da düzenlenen organizasyonda hastalarının kendisinden istedikleri işlemleri, hastanın talebinden ziyade olması gerektiği gibi ve en doğal şekilde gerçekleştirdiğini dile getiren Erbaş, vücut şekillendirmede temel amacın kadında ince bel, hafif projekte popo, belirli hacim ve diklikte meme ve erkekte memesizlik gibi özelliklerle kadını kadınsı, erkeği ise erkeksi göstermek olduğunu belirtti. Sonraki amaçlarda ise mümkün olduğunca formda, sağlıklı ve genç görünüm hedeflediklerini söyleyen Erbaş, ardından da vücut şekillendirme ameliyatlarında amacın diyet ve sporla yapamadıklarınızı yapmak olduğuna dikkat çekiyor. 

Erkekte Meme Büyümesine Dikkat!

Spor ile düzeltilmeye çalışılan erkek meme büyümesinin, alttaki kasın büyümesi ile daha da büyük görünebileceğine dikkat çeken Erbaş, ''Yağ alma işlemleri sonrası kasların üzerindeki yağ örtüsü kalkar ve kasların görüntüleri daha belirgin olur. Kasları daha da belirgin gösterecek yağ enjeksiyonlarını ise kilo alıp verme ile değişebileceğinden dikkatli olmayacak hastalara önermiyorum'' ifadesini kullanıyor. 

En Çok Soru Vücut Şekillendirme Hakkında

İncek Pia Sera’da 'Sağlıkla Şekillenin' isimli seminerde bir konuşma yapan Op. Dr. Orhan Erbaş’ın sunumunda en can alıcı nokta 'vücut şekillendirme ameliyatları'ydı. Konuşmasında vücut şekillendirme ameliyatlarının sabit kilolarda, yani kişinin diyetle ve sporla kilo verecekse ameliyat sonrasında da koruyabileceği kilolara kadar inmesi gerektiğini söyleyen Erbaş, ameliyattan sonra büyük kilolar alınmasını da verilmesini de önermediklerini belirtti. 

Vücut şekillendirme ameliyatlarının çok geniş bir yelpazede olduğunu belirten Op. Dr. Orhan Erbaş, daha az kesi ile yapılabilecek ameliyatları teknolojinin de desteğini alarak gerçekleştirdiklerini açıkladı. Lazer yardımlı yağ alma işlemleri, küçük kesiler ile yağı alırken ek olarak deriyi de küçülttüğü için daha sık yapılmakta olduğuna vurgu yapan Erbaş, şöyle devam etti: ''Bazı hastalarda, özellikle 40-50 kg vermiş hastalarda, doğumlara veya hızlı kilo almaya bağlı derinin inceldiği hastalarda, stria (çatlak) yaygın ve geniş olan hastalarda germe işlemleri gibi derinin fazlasının çıkartıldığı ameliyatlar çözüm olmakta. Bu amaçla karın germe, kol ve bacak içi germe, popo dikleştirme en fazla yaptığımız ameliyatlar.''

Alınan Yağlar Başka Yerlerde de Kullanılıyor

Op. Dr. Orhan Erbaş, vücut şekillendirme ameliyatlarında aldıkları yağı, vücudun ihtiyaç duyduğu başka yerlerinde de kullanılabildiğini açıkladı. Bu yağların özellikle yüzde ve popoda kullanıldığına dikkat çeken Erbaş, şöyle devam etti: "Yağların memede kullanılması meme kanseri takibini zorlaştırabildiğinden düşük hacimde kullanılabilir, meme protezlerine ilave edilebilir. Çarpık bacak onarımında kullanılabilir. Yağ dokusu kök hücre bakımından da zengin bir dokudur. Yani bulunduğu bölgenin rejenerasyonu için de önemlidir. Ancak verilen yağın hepsi tutmaz ve tutmayan kısım için yeniden yağ vermek gerekebilir. Tutan kısım ise çok uzun süre, neredeyse ömür boyu kalır. Karın alt kısmından alınan yağ dokusunun kalıcılığı biraz daha yüksektir. Eğer yağ transferi yapacak isem transfer edeceğim kadar yağı klasik yağ alma yöntemlerine benzer teknikle alırım ki yağ dokusunu canlı nakil edebileyim. Yani lazer, ses dalgası gibi enerjiler kullanmam. Ses dalgasının zararı olmadığı ileri sürülse de riske girmeye gerek yok, zaten çok büyük hacimler vermiyorum. Hava ile bile temas ettirmeden, yağı inceltecek işlemden geçirip nakil ediyorum. Canlı doku ile temas eden yağ dokusunun canlı kalacağını bildiğimden, katmanlar halinde ve küçük hacimler ile yağı veriyorum ki yağ orada kalsifiye bir nedbe dokusu olarak değil, canlı bir yağ dokusu olarak kalsın. Yani sosyal medyadaki büyük popoların taşlaşmış olma ihtimalini hastalarımda istemem." 

Seminerde yağ alım sürecine de değinen Op. Dr. Orhan Erbaş, sürecin tamamen alınan yağ miktarına bağlı olduğunu belirtiyor. "Ortalama 4 litre civarında yağ aldığım bir hastanın sürecinden bahsetmek gerekirse; ameliyatı genellikle sabah saatlerinde yapıyorum. Önceden tahliller ve fotoğraflama yapıldığı için ameliyat gününe sadece ayakta yapılacak çizim işimiz kalıyor'' diyen Erbaş, ''hastalarımız son ana kadar banyo yapabilsin diye planlama çizimini hasta odasına bırakıyorum. Sakinleştirici bir ilaçla ameliyat odasına alıyoruz ki genelde bu ilaçtan sonrası hatırlanmıyor. Ameliyat süresince hastamızı ısıtsak da uyanma aşamasında bir miktar üşüme olabiliyor. Etkili ağrı kesiciler ve deneyimli anestezi doktorlarının ek önerileriyle ameliyat sonrası çok zor olmuyor. Hastalarımız genellikle ertesi gün taburcu oluyor'' ifadesini kullanıyor.  

Kaynak: Editör:
Etiketler: Op., Dr., Orhan, Erbaş, ve, Diyetisyen, Begüm, Defne, Şafak, 'Sağlıkla, Şekillenin'i, anlattı!, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı